İçeriğe geç

Erkek nasıl korunmalı ?

Erkek Nasıl Korunmalı? Toplumun Cinsiyetçi Beklentilerine Karşı Bir Eleştiri

Herkese merhaba! Bugün, hemen hemen her düzeyde tartışılan ve bazen yanlış anlaşılan bir konuyu masaya yatırmak istiyorum: Erkek nasıl korunmalı? Cinsiyet eşitsizliğinin, toplumsal normların ve kalıplaşmış beklentilerin sürekli olarak şekillendirdiği bir dünyada, erkeklerin korunma hakkı sıkça göz ardı ediliyor. Ancak bu konu, sadece erkeklerin korunması değil, aynı zamanda toplumun cinsiyetle ilgili ne kadar dar görüşlü olduğunu gösteren bir tartışma alanıdır.

Peki, gerçekten erkekler nasıl korunmalı? Çoğu zaman toplum, erkeklerin güçlü ve duygusal olarak dayanıklı olmalarını beklerken, bunun arkasında yatan tehlikeleri göremiyor. Erkeklerin, zayıf veya duygusal olmaktan korkmalarına neden olan kalıplar, onların hem psikolojik hem de fiziksel sağlığını tehlikeye atabiliyor. Erkeklerin “korunma” hakkı üzerine derinlemesine düşünmemiz ve bu konuda tartışmamız gereken çok şey var. İşte burada, “erkek nasıl korunmalı?” sorusunu ele alırken bu toplumsal yapının karanlık yönlerine bir göz atacağız.

Erkeklerin Korunma İhtiyacı: Toplumun Cinsiyetçi Bakış Açısı

Toplum, erkekleri genellikle güçlü, sağlam, duygusuz ve her durumda ayağa kalkabilen bireyler olarak kabul eder. Erkekler, hem duygusal hem de fiziksel açıdan “zayıflamak” ya da “yardıma ihtiyacı olmak” gibi bir lüksleri olduğunu düşünmezler. Bu baskılar, erkeklerin duygusal sağlıklarını ihmal etmelerine, psikolojik sorunlar yaşamalarına ve sonunda hem kendilerini hem de çevrelerini zarara uğratmalarına yol açabilir. Erkeklerin korunması gerektiği kabul edilmez, çünkü bu toplumsal normlara göre zayıflık anlamına gelir.

Ama işin aslı, erkeklerin de duygusal olarak desteklenmeye, dışarıdan yardım almaya ve korunmaya ihtiyaçları olduğu gerçeğidir. Fakat bu, erkeklerin toplumdan aldıkları erkeklik normları ile çelişiyor. Erkeklerin duygusal sorunlarla yüzleşmeleri, güçsüzlük olarak görülüyor. İşte bu noktada, erkeklerin korunmasız kaldığı ve toplumun onları yalnız bıraktığı alanlar devreye giriyor.

Psikolojik Korunma: Duygusal Sağlık ve Toplumsal Beklentiler

Erkeklerin korunması gerektiği yerlerin başında psikolojik sağlık gelir. Erkekler, toplumsal olarak kendilerine duygusal bir zırh giydirmeleri gerektiği yönünde büyük bir baskı altındadırlar. “Adam gibi ol!” veya “Sen erkek adamın teki misin?” gibi ifadeler, erkeklerin duygusal açıdan çökmemeleri için hayatlarının her aşamasında duydukları baskılardan yalnızca birkaçıdır. Sonuç olarak, erkekler duygusal zorluklar karşısında yalnız kalır ve sıkça depresyon gibi mental sağlık sorunları yaşar.

Korunmak, yalnızca fiziksel anlamda değil, psikolojik ve duygusal anlamda da gereklidir. Erkeklerin duygusal sağlığına önem verilmesi, onlara da kendilerini ifade etme hakkı tanınması, toplumsal cinsiyet normlarının dışına çıkılmasını gerektirir. Erkekler, duygusal yüklerini paylaşabilecekleri güvenli alanlar yaratılmalıdır. Ancak maalesef, bu tür alanlar, hâlâ birçok kültürde erkeklik anlayışına ters düşmektedir.

Fiziksel Korunma: Kadınlara Karşı Toplumsal Korkular

Erkeklerin korunması gerektiği bir diğer önemli alan da fiziksel şiddet ile mücadeledir. Kadınlar, genellikle şiddet mağduru olarak görülür, fakat erkekler de şiddete uğrar. Ancak toplumsal algı, erkeklerin şiddete uğramasının “onlara yakışmadığını” söyler. Şiddet mağduru erkekler, yaşadıkları durumu topluma anlatmaktan çekinir çünkü bu durum onları “erkeklikten çıkarır” ya da “zayıf” gösterir.

Özellikle ev içi şiddet veya eşli şiddet durumlarında, erkeklerin duygusal ve fiziksel olarak korunması gereken durumlar vardır. Bu tür durumlar, erkeklerin savunmasız olduğu ve toplumsal normların onları zayıf olarak etiketleyerek, yardım aramalarına engel olduğunu gözler önüne seriyor.

Erkeklerin şiddet gördüğü durumlarda, toplumun onları yargılamaması ve yardım aramalarına cesaretlendirilmesi gereklidir. Çünkü bu, sadece kadınları korumakla kalmaz, aynı zamanda erkeklerin de kendilerini savunmaları gerektiğini kabul eder.

Korunmanın Gerçek Anlamı: Cinsiyetler Arası Eşitlik

Sonuç olarak, erkeklerin korunma meselesi, cinsiyetler arası eşitlik üzerine derinlemesine düşünmemiz gereken bir konuya dönüşüyor. Erkeklerin korunma hakkı, yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda duygusal ve psikolojik olarak da toplumsal normların kırılması gerektirir. Erkekler, duygusal zayıflıklarını kabul edebilmeli, yardım isteyebilmelidir. Onlara destek verilmeli, onlara toplumun beklediği güçlü, duyarsız bireyler olmaları için baskı yapılmamalıdır.

Peki ya siz? Erkeklerin korunmaya ihtiyacı olduğu noktalar hakkında ne düşünüyorsunuz? Toplumun erkeklere yönelik cinsiyetçi baskıları, onların duygusal ve psikolojik sağlığını nasıl etkiliyor? Erkeklerin yardım istemeleri gerektiğinde, bu talebi nasıl daha rahat bir şekilde yapabilirler? Bu yazıyı okuyarak bu soruları düşünmek için fırsatınız oldu. Şimdi ise, bu konuda düşüncelerinizi paylaşarak tartışmaya katılmanızı bekliyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
elexbet