İstanbul’da Kalbin Büyümesi: Sessiz Bir Dönüşümün İzleri Bugünkü makalemizde “Büyüyen kalp tekrar küçülür mü” ile ilgili dikkat edilmesi gereken noktaları inceliyoruz. İstanbul’da 29 yaşında, bir sivil toplum kuruluşunda çalışan biri olarak her gün aynı şey oluyor gibi görünüyor ama aslında hiçbir gün birbirine benzemiyor. Sabah metrobüste yüzlerce insanla yan yana sıkışırken, öğlen bir saha ziyaretinde bambaşka bir hayatın içine girerken, akşam ofiste rapor hazırlarken… her an insanın içini büyüten ya da daraltan bir şeyle karşılaşıyorum. Zamanla şunu fark ettim: Kalbin büyüdüğünü nasıl anlarız? sorusu sadece duygusal bir mesele değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletle doğrudan ilgili bir…
Yorum BırakEtiket: bir
Akciğer Kanaması Röntgende Belli Olur mu? Bursa’dan Dünyaya Uzanan Bir Bakış Bursa’da sabahları işe giderken Uludağ’ın siluetini görmek bana hep garip bir sakinlik veriyor. Ama ofiste kahvemi alıp bilgisayar ekranına baktığım anda hayat bir anda “global sağlık dosyaları” moduna geçiyor. Geçen gün bir arkadaş grubunda sohbet döndü dolaştı şu soruya geldi: Akciğer kanaması röntgende belli olur mu? İlk anda herkesin yüzü değişti. Çünkü konu ciddi. Ama aynı zamanda herkesin aklında aynı şey vardı: “Röntgen gerçekten bunu gösterir mi, yoksa daha ileri tetkikler mi gerekir?” Ben de hem Türkiye’deki sağlık sistemi deneyimlerimden hem de yurtdışında okuduğum, dinlediğim örneklerden harmanlayarak bunu biraz…
Yorum Bırak“İran isminin kökeni nedir” konusundaki yazımızı okuduğunuz için teşekkür ederiz. Fofo olarak sizlere her zaman kaliteli içerik sunmaya devam edeceğiz. İran İsminin Kökeni Nedir? Tarih, Kimlik ve Bugüne Uzanan Tartışmalı Bir İsim Daha Fazlası İçin: İnkılapçılık hangi ilkedir ? Fofo olarak her zaman olduğu gibi, bu kez “İran isminin kökeni nedir” konusunda sizin yanınızdayız. İran deyince çoğu insanın aklına hemen petrol, Orta Doğu politikaları, nükleer krizler ya da sosyal medyada sürekli karşılaştığımız sert siyasi tartışmalar geliyor. Ama işin ilginç tarafı şu: “İran” dediğimiz isim, aslında bugünün politik gündeminden çok daha eski, çok daha katmanlı ve açıkçası sandığımızdan daha “ideolojik” bir…
Yorum Bırakİşkembe Çorbasına Un Kavrulur Mu? Ekonomi Perspektifinden Bir Değerlendirme Kaynakların sınırlılığı, insanların seçim yapmak zorunda kalmasına neden olur. Ekonomistler, bu seçimlerin sadece bireylerin yaşamını değil, toplumların refahını da nasıl şekillendirdiğini anlamaya çalışır. İşkembe çorbasına un kavrulup kavrulmayacağı sorusu, belki de bir yemek tarifi gibi basit görünebilir, ancak gerçekte, ekonomik kararlar ve toplumsal tercihler üzerine derin bir sorgulama yapmamıza olanak tanır. Her bir mutfak tercihi, bireysel kaynak tahsisi ve toplumsal değerlerle ilişkili bir kararın yansımasıdır. Peki, işkembe çorbasına un kavrulması, sadece bir mutfak alışkanlığı mıdır, yoksa daha derin ekonomik dinamiklerin bir göstergesi midir? Yemek Seçimleri ve Kaynakların Sınırlılığı Yemek pişirmek, sadece…
4 Yorum“İsmet Sahibi Olmak Ne Demek?” İslam düşüncesinde yer alan ismet kavramı, günümüzde yalnızca bir teolojik terim olmaktan çıkıp tarihsel, felsefi ve akademik boyutlarıyla incelenen bir olgu hâline gelmiştir. Bu yazıda, önce kelimenin kökenine ve tarihsel arka planına bakacak, ardından günümüzdeki akademik tartışmalar çerçevesinde “ismet sahibi olmak ne demek?” sorusuna kapsamlı bir yanıt sunacağım. Kökeni ve Tarihsel Arka Plan Arapça kökenli olan “asm” (عَصْم) kökünden türeyen ismet kelimesi sözlük anlamıyla “korunma”, “engel olma” ve “kaçınma” gibi mânalara gelir. [1] İslam kelâm geleneğinde ise özellikle peygamberlerin günah ve hata işlemekten Allah tarafından korunmuş olduklarını ifade eden bir sıfat olarak gelişmiştir. [2] Çünkü…
6 YorumE-Devlet Üzerinden Elektronik İmza Nasıl Alınır? Edebi Bir Bakış Kelimeler, evrenin dokusunu örer. Her bir harf, bir dünyayı, bir öyküyü, bir kimliği temsil eder. Edebiyatçılar olarak, sözcüklerin gücünü her zaman anlamış ve kelimelerle evreni yeniden inşa etmenin mümkün olduğuna inanmışızdır. Fakat günümüzde, kelimeler artık sadece kağıda dökülen yazılarla sınırlı kalmıyor; dijital dünyada da kendilerini gösteriyorlar. E-devlet üzerinden elektronik imza almak, adeta bir çağın anlatısına dönüşen bir süreçtir. Her birey, dijital dünyada kimliğini onaylayan, resmi bir onayla kendi ‘imzasını’ atmaktadır. E-devlet, bireylerin sanal dünyada kimliklerini onaylamak için kullandıkları yeni bir edebi yapıdır. Peki, bu sanal imzanın arkasındaki anlamı edebi bir bakış…
8 YorumAboneliklerimi Nasıl Öğrenebilirim? Günümüzde, “abonelik” kavramı yalnızca dergi ya da gazete üyelikleriyle sınırlı değil; streaming servislerinden yazılımlara, bulut depolamadan mobil uygulamalara uzanan geniş bir yelpazede hayatımıza girmiş durumda. Bu da beraberinde bir çok kişiyi şöyle bir soruyla baş başa bırakıyor: Hangi aboneliklerim var? Takip edilmezse gereksiz harcamalara, kafa karışıklığına ya da iptal edilemeyen otomatik ödemelere yol açabiliyor. Bu yazıda, aboneliklerin öğrenilme yöntemlerinden başlayarak tarihsel ve akademik çerçevesini de eşlik ederek anlatacağız. Tarihsel Arka Plan Abonelik modeli, aslında basılı yayın endüstrisiyle kök salmıştır. Bir dergi ya da gazeteye yıllık ücretle abone olmak; bunun ötesinde “her sayısı kapına gelsin” sistemi uzun yıllar…
8 YorumGünaşırı Neden Bitişik? Siyaset Biliminin Gözünden Dil, İktidar ve Toplumsal Düzen Bir siyaset bilimci olarak gündelik hayatın en basit görünen sorularının bile aslında iktidar ilişkileri ve toplumsal düzenin derin kodlarını yansıttığını düşünürüm. “Günaşırı neden bitişik?” sorusu ilk bakışta dilbilgisel bir ayrıntı gibi görünebilir. Ancak bu birleşik kelimenin ardında, tıpkı kurumların, ideolojilerin ve toplumsal normların iç içe geçmiş yapısında olduğu gibi, birlikte var olmanın zorunlu mantığı yatar. Dil, İktidarın Görünmeyen Kurumudur Dil sadece bir iletişim aracı değildir; o, iktidarın sessiz enstrümanıdır. Devletin yasaları nasıl toplumsal düzeni biçimlendiriyorsa, dilin kuralları da düşünme biçimimizi şekillendirir. “Günaşırı” kelimesinin bitişik olması, iki ayrı zamanı (bugün…
4 YorumKimler Kamu Görevlisi Olabilir? Geleceğin Devletinde Yeni Roller, Yeni İnsanlar Geleceği merak eden herkesin aklında aynı soru dönüyor: “Kamu görevleri, yapay zekâ çağında nasıl bir anlam kazanacak?” Bu yazıda birlikte biraz beyin fırtınası yapalım. Çünkü “kimler kamu görevlisi olabilir?” sorusu, sadece bugünün mevzuatına değil, yarının toplum yapısına, teknolojisine ve değer anlayışına da ışık tutuyor. — Geleceğin Kamu Görevlisi: İnsan mı, Yapay Zekâ mı? Kamu görevlisi dendiğinde akla genellikle masa başında çalışan memurlar gelir. Ancak 2030’lara doğru ilerlerken bu algı hızla değişiyor. Dijital dönüşüm, devletin işleyişini kökten yeniden tanımlıyor. Artık kamu görevlisi olmanın temel şartı, sadece bir sınavdan geçmek değil; teknolojiyle…
8 YorumZıt Anlamlı Zor Nedir? Toplumun Görünmeyen Dengeleri Üzerine Bir Sosyolojik İnceleme Bir araştırmacı olarak insanın toplumsal örgütlenmesini incelediğimde, “zor” kavramının yalnızca bir eylem biçimi değil, aynı zamanda bir ilişki biçimi olduğunu fark ediyorum. Günlük yaşamda hepimiz zorluklarla karşılaşırız — ama bu “zor” yalnızca bireysel bir deneyim midir, yoksa toplumun bize yüklediği rollerin bir sonucu mudur? Peki, bu “zor”un zıttı ne olabilir? “Kolay” mı, “doğal” mı, yoksa “uyumlu” mu? Bu yazıda, “zıt anlamlı zor nedir?” sorusunu sosyolojik bir perspektiften, toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratikler çerçevesinde analiz edeceğiz. Toplumsal Normlar ve “Zor”un İnşası Toplumsal normlar, bireylerin davranış biçimlerini şekillendiren görünmez…
4 Yorum